Balinalar, milyonlarca yıldır okyanusların derinliklerinde ses yoluyla iletişim kuruyor. Özellikle kambur ve mavi balinalar, yüzlerce hatta binlerce kilometre uzağa ulaşabilen düşük frekanslı seslerle birbirlerini buluyor, tehlikeleri haber veriyor ve yavrularıyla bağ kuruyor.
Bilim insanları, balinaların şarkılarının sadece rastgele seslerden oluşmadığını, ritim ve tekrarlarla karmaşık bir iletişim sistemi oluşturduğunu belirtiyor. Hatta bazı türlerin yeni ses kalıplarını birbirlerinden öğrenerek nesilden nesile aktardığı, bunun da balinaların kültürel hafızaya sahip olabileceğini gösterdiği ifade ediliyor.

Ancak denizlerde artan gemi trafiği, petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri ile askeri sonar sistemleri bu doğal iletişim ağını bozuyor. Uzmanlara göre yüksek yoğunluklu sonar dalgaları balinaların yönlerini kaybetmesine, stres seviyelerinin artmasına ve karaya vurma vakalarının çoğalmasına yol açabiliyor.

Çevre örgütleri, okyanuslardaki ses kirliliğinin yalnızca balinaları değil tüm deniz yaşamını tehdit ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, denizlerdeki insan kaynaklı gürültünün azaltılması ve iklim krizine karşı daha güçlü adımlar atılmasının, balinaların ve okyanus ekosisteminin geleceği için hayati önem taşıdığını belirtiyor.
UHA Haber Merkezi - SEZGİN AKKOYUN
SON YAZILAR